GENÇ İLTER

İçgüdesel Şiddet Paranoyası Olarak İdam Tutkusu

25.09.2020
403
İçgüdesel Şiddet Paranoyası Olarak İdam Tutkusu
Reklam

“İnsanları öldürerek, yaşadığınız kötü hayatın kınanmasından kurtulacağınızı sanıyorsanız
yanılıyorsunuz. Bu ne çok mümkün, ne de şerefli bir kaçış yoludur. En kolay ve en asil yol
başkalarını susturmak değil, kendinizi mümkün olduğunca iyileştirmektir. Beni ölüme mahkum
edenler için söyleyeceğim son söz budur. …”
Sokrates

İdam cezası, son yıllarda yaşadığımız özellikle toplumsal infiale yol açan bazı elim hadiseler
sebebiyle sıklıkla kamuoyu gündemine gelen bir mesele halini aldı. Toplum vicdanını yaralayan
ve her geçen gün daha korkunç şekillerle karşımıza çıkan, kadınların ve çocukların tecavüz ve
cinayet vakalarına çözüm olarak birçok vatandaş idam cezasının geri getirilmesi gerektiğini
savunuyor. Son olarak Akp Grup Başkanvekili Cahit Özkan idam cezası için ” Vatandaşlarımız
idam cezası istiyorsa, biz de TBMM’de gereğini yapmak zorundayız” dedi.

İdam cezasının toplumda bir karşılığı olduğu gerçek. Ancak konunun gündemi işgal etmek
amaçlı bir polemik olarak ele alınma ihtimali de mevcut. Yine de tarihte birçok vahim olaya sebep
olmuş ve getirildiği taktirde şiddet olaylarından bağımsız olarak siyasileşmesi oldukça muhtemel
ve şiddet olaylarının çözümüne de yapacağı katkı tartışmalı olacak bir cezanın toplumda böyle
karşılık bulması üzücü ve vahim bir durum…

Kadın cinayetleri sonucu toplumun verdiği tepkilere baktığımızda, kadına şiddete, şiddeti
uygulayan kişiyi pas geçip, o kişinin annesi üzerinden şiddet içerikli sözlerle tepki gösteren bir
kitle mevcut. Bu kitlenin aynı zamanda idamı da istiyor olması elbette ki tesadüf değil. Yani idam
cezasının gelmesini isteyen kişilerin içinde, aslında kadına şiddetin son bulmasından ziyade,
bu eylemi gerçekleştiren kişiye karşı oluşan öfkenin tatmin edilmesi daha öncelikli görünüyor.
Burada yazının başlığında ifade ettiğim içgüdüsel şiddet dürtüsünü görüyoruz. İçgüdüsel şiddet…
Yani hepimizin içinde var olan ve kendimizi eğiterek medenileştirdiğimiz o mağara insanının
arzuları.. Şimdi kendimize dürüstçe soralım. Bizim derdimiz özünde yine bu içgüdüsel şiddet olan
bu korkunç olayların son bulması mı? Yoksa bu olaylara karşı tepki olarak oluşan içimizdeki bu
öfkenin tatmin edilmesi mi? Cevabınız ikinci şıksa elbette idamı destekleyebilirsiniz. Ancak ben
kendi adıma artık tek bir insanın dahi bu şekilde bir vahşete kurban gitmemesi için insanlık olarak
elimizi taşın altına koymamız ve daha yapısal daha köktenci ve daha insani çözümler bulmamız
gerektiğine inanıyorum. Ölüm ile gözü dönmüş bir insanı korkutamazsınız. Bu vahşet olaylarını da
engelleyemezsiniz.

Hukukun tam olarak benimsenmediği ve yargı bağımsızlığının hâlâ en tartışmalı konulardan biri
olduğu bir ülkeye de böyle bir cezayı geri getirseniz, korkarım ki geçmişinize kara bir leke olarak
sürülen vahim olayların tekrarlarını yaşatmaktan başka bir şey de, ne yazık ki elinize geçmez.
Bu ülkenin geçmişinde 10 yılık başbakanlık yapmış bir insanın idam sehpası var, gencecik
çocukların bir sağdan bir soldan ipe gönderildiği vahim acılar var. İdam, idam derken de bunları
da hatırlamalı ve itidalli olmalıyız. Derdimiz yaşatmak olmalı, ölümü ölümle bitiremeyiz.

Onur Oruç

Reklam
BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

GENÇ İLTER © Tüm Hakları Saklıdır. - 2021
Tüm haklarımız tarafımızca korunmaktadır. Bu siteden hiçbir yazı veya makale izinsiz kopyalanamaz çoğaltılamaz.