GENÇ İLTER

MUTSUZLUĞUN SIRRI (Kuşlar Uçmuyor!)

07.02.2020
412
MUTSUZLUĞUN SIRRI (Kuşlar Uçmuyor!)
Reklam

 

Bugünlerde her yerde bir başlık görüyorum: Mutluluğun sırrı. Öncelerden beri de hep bir sır verme isteği, durumu. Mutluluğun, başarının… Neden kimse mutsuzluğun sırrını vermiyor? Hep mutluluk mu arıyoruz? Yoksa zaten herkes mutsuz ve bunun nasıl olduğunu biliyor tersini mi arıyor? Sır verme klişesine ayak uydurup başka bir klişeye karşı olarak size nasıl mutsuz olunur ondan bahsedeyim ben de.

Mesela sabah alarma kızarak uyanın. Neden kaldırıyor ki, biz uyanamıyor muyuz ki kendimiz? Bize bir şey mi ima ediyor? Sonra sokağa çıkın. Gördüğünüz tüm yanlışlara kızın, bağırın. Yasalara, kurallara uyanlara uymayanlara. Ama sadece kızın, bir şey yapmayın değiştirmek için. Okulunuzda, işinizde kıyaslayın durun birbirinizi, yarışın FARKLILIKLARINIZA rağmen. Kuyular kazın ardınızdan. Bir arpa boyu yol almayıp sadece birbirinizle uğraşın. Çok mu yapacak şeyiniz var. Hepsini aynı anda düşünüp bunalın. Kara kara düşünün. Aman ha sakın başlamayın yapmaya. Maazallah. Alışverişe çıkınca mesela fiyatlara bakın bir de bu ekonominin haline kızın. Ama unutmayın yine sadece kızın. Millet olarak biz bize gelene kabulüz hep. Öyle yetiştirilmişiz. Güzel mi, güzel yanları var elbet ama toplu halde direnç göstermek de çok da başarılı değiliz işte. Huyumuz kurusun. Bakın mesela nelerde başarısız olduğunuzu düşünüp durun. Kesin bir mutsuzluk sırrı. Nelerde başarısızsınız, ne hatalar yaptınız, pişmanlıklarınız neler, kaybettikleriniz… Ek olarak bunları yapmayanlarla ya da öyle gördüklerinizle(!) kendinizi yine bir kıyaslayın. Tadından yenmez bir mutsuzluk. Çünkü herkes mükemmel, bir biz kusur abidesiyiz. Hayat hep bize vuruyor. Geçmişte buluyor bizi keder, sonra da geçmiş gelip bir de şimdiki zamanda başımıza dadanıyor. Ne oluyor, geçmiyor… Aaa bir de gelecek zaman var. Bir türlü öğrenemediğimiz yabancı dil eğitiminde karşımıza çıkan zamanlardan. Gelecek kaygısı, stres ve endişe ile gelir. Geleceğe hep kaygı ile bakın o yüzden. Dil meselesine geri dönecek olursak ne kadar kötü bir eğitim sistemi diyerek lafa girin ve bir türlü şu İngilizceyi öğrenemedik diyerek cümlenize devam edin. İlkokuldan bu yana geldik ne matematik ne İngilizce ne fizik. İnsan hiç mi birini öğrenemez. En sıkıntı konu da ‘zaman’. Bir türlü yetişmiyor hiçbir şeye. Koştur koştur hayat yaşıyoruz ne spor ne kitap ne sinema-tiyatro hiçbiri için zaman yok. Akşam televizyon izlemekten, sosyal medyadan vakit kalmıyor. Ne yapalım yorgun argın eve geliyoruz her gün, gün içinde her şey kötü, her şey olumsuz, herkes olumsuz. Bir de gelip haberlerde canımızı sıkıyoruz. Neye zaman var sanki. Kalkacak gücümüz mü var enerjimizi alan bu negatif şeylerden. Hayat zor, hayat yorucu, hayat kısa kuşlar UÇMUYOR!

Uzun lafın kısası bol bol şikâyet edin, ne kadar olumsuz şey var doldurun aklınıza, kalbinize. Elinizde olanı boş verin, olmayanın peşine düşün. Kendinizi onu düşünerek yiyip bitirin. Eğer mutsuz olmanın sırrından bahsediyorsak kesinlikle bunlarsız olmaz. Tuzu biberi mutsuzluğun hep. Sanıyorum siz beni anladınız. Ama sakın unutmayın KUŞLAR UÇMUYOR! ( :

 

 

Betül Akbaş

Reklam
BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

GENÇ İLTER © Tüm Hakları Saklıdır. - 2021
Tüm haklarımız tarafımızca korunmaktadır. Bu siteden hiçbir yazı veya makale izinsiz kopyalanamaz çoğaltılamaz.