GENÇ İLTER

SİYASETTE ÜSLUP

16.03.2019
515
SİYASETTE ÜSLUP
Reklam

Siyaset deyince aklımıza ilk ne geliyor diye sorduğumda gözümün önünde ne yazık ki bağıran insanlar beliriyor. Peki neden?

Hayatın bir parçası olan siyaset, politika; halkın seçtiği ve ülkenin geleceği için toplanmış insanların, fikirlerini ortaya koyarak tartışmalar, incelemeler sonucu ülke menfaatine işler yapılmasına dayalı olayları içeren bir kavram. Ama günümüzde tabaka fark etmeksizin pek çok insan bu tartışma olayını çok yanlış yerlere taşımış durumda. Özellikle de siyasetçiler..

Tartışma, karşıdakinin duygu, düşünce ve görüşlerini değiştirmeye, yenilemeye yönelik bir konuşma biçimidir. Karşıt düşünceleri içinde barındırır. Günümüzde aldığı hal ise bunu belli üslup ve saygı çerçevesinin dışında bağırarak, karşı tarafa hakaret etme yoluyla yapmak. Bu kötü tutumu ise en başta ülkenin yararına çalışmalar yürütmek üzere bir yerlere gelen siyasetçiler yapıyor! Sanki eskiden beri süre gelen bir gelenek gibi iktidar ve muhalefet, gerek mecliste gerek grup toplantılarında gerekse seçim konuşmalarında birbirlerini kötülüyor, yanlışlarını, hatalarını söylüyor. Elbette mecliste farklı partiler, çeşitli fikir ve görüşlerin bir arada düşünülüp ülke için en iyi yol belirlenebilsin diye var. Ancak bu maalesef sadece kaba bir üslupla ve yazmak bile istemeyeceğim tabirlerle, hakaretlerle dile getiriliyor. Ve bugün televizyon kanallarını gezdiğinizde, konuşmaları dinlediğinizde ilk duyacağınız şey muhtemelen karşı partiye olan bu kötü sözler ve aşağılamalar olacak. Halbuki zıt fikirleri, ortak fikirleri konuşarak pek de parlak olmayan ülke sorunlarımızı düşünmeye zaman harcansa inanın ortaya bir şey çıkacak! Aslına da bakarsak günümüzdeki sıkıntılar bir üslup sorunundan daha da fazla. Karşı tarafa hakaret söylemleri dışında karşıt fikirde olanların direkt terör suçu ile itham edilmesi söz konusu. Ve bütün bu sıkıntılar ise sonu bilinmez bir şekilde aşağı doğru çekilmemize sebep oluyor.

John Morley’in bir sözüne rastladım. ‘Politika ile ahlakı ayrı tutanlar ikisini de anlamamış demektir. ‘ Belki de mevzu; unuttuğumuz, atladığımız bu noktada. Sadece siyasetçiler değil, aslında halkın gözünün önünde, insanlara, gelecek nesle örnek olacak olan sanatçılar, aktörler, yazarlar, şairler, bilim insanları yaptıkları çalışmalar haricinde bunları dile getirmeleri sürecinde saygı çerçevelerine, nezaket kurallarına genel anlamda üsluba dikkat etmelidir. Çünkü bazen bir söz, kişinin sahip olduğu değerleri kaybetmesine sebep olabiliyor. Siyasetçilerin üslubuna geri dönecek olursak bunun topluma etkisini de dolayısıyla yadsımamak gerekiyor. Halk, başlarındaki insanların hakaret ettiğini, edebildiğini gördüğü zaman bunu normalleştiriyor, bunu kendine de hak sayıyor. Halbuki  kim olursa olsun hiçbir insan bir başkasına hakaret etme ve aşağılama hakkına sahip değildir. Bu karşıdakinin hakkı olmamasıyla birlikte kişinin kendisine olan saygısını da zedeler. Günümüzde bu durum sadece hak saymakla da kalmayıp insanların birbirine düşmesi ve sonrasında meydana gelebilecek bir iç çatışma  halinin de gerçekleşmesi ihtimal. Böyle bir durum söz konusuyken siyasetçilerin bu halde olması da oldukça vahim. Hatta kimi zaman sadece konuşurken yapılan kötü söylemler dışında meclisteki ’bizi temsil eden’ milletvekillerinin fiilen birbirlerine şiddet uygulayıp darp ettiğine şahit oluyoruz. Koskoca insanlar, belli bir eğitim seviyesine sahip insanlar kendi duygularına hakim olamayıp şiddete başvuruyor. Peki ya kendine sahip çıkamayan, kendini kontrol edemeyen bu siyasetçiler nasıl ülkeye sahip çıkıp, yönetecek ?! Belki kimisi kışkırtmalara, hakaretlere dayanamadığını söyleyip kendini savunacak. İnsanız elbette ama o makamın sorumluluğuyla başvurulması gereken şiddet olmamalı. Hadi bir kişi anlık hata yapsa koca bir grup vekilin karmaşa içinde kavga etmesi!

‘Her millet, toplum layık olduğu şekilde yönetilir.’ Bu sözü elbet duymuşsunuzdur. Peki o halde bu durumun önüne geçmeye sadece siyasetçilerden başlamak doğru olur mu? Kendimizden çevremizden de başlayarak, karşıt düşüncede de olsa, haksız da olsa karşımızdaki insana düşüncemizi ifade ederken üsluba dikkat etmek gerçekten önem arz ediyor. Size demiyorum ki alttan alın, bir şey söylemeyin. Benim demek istediğim hakaret etmek sizi de farksız yapmaz. Dilimizi uygun bir şekilde kullanıp kendimizi pekala ifade edebiliriz. Ve umarım birçok kişi tarafından rahatsız olunan, eleştiriler yapılan bu siyasette üslup sorunu başta kendimizde olmak üzere doğru bir yöne ilerler. Kim bilir bir umut belki de önümüzdeki seçim döneminde artan çatışmaları değiştirmekle başlarız.. Sağlıcakla..

Betül Akbaş

Reklam
BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

GENÇ İLTER © Tüm Hakları Saklıdır. - 2021
Tüm haklarımız tarafımızca korunmaktadır. Bu siteden hiçbir yazı veya makale izinsiz kopyalanamaz çoğaltılamaz.