GENÇ İLTER

Terraforming, yeni bir Dünya

28.05.2018
267
Terraforming, yeni bir Dünya
Reklam

Dünya nüfusu giderek artıyor. Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın raporuna göre son 45 yılda insanoğlunun var olduğu tarihten bu yana Yerküre’de baskımız 2 kat arttı ve hızla artan nüfusa karşın 2030 yılın da yeni bir Dünya’ya ihtiyacımızın olduğu belirtildi. Devam eden uzay araştırmalarımız da henüz Dünya dışı yaşanabilir bir gezegen bulunmamaktadır. Yaşanabilir yeni bir gezegen bulsak dahi şimdilik ulaşamayacağımız bir uzaklıkta olacağı kesin. Kepler Uydu Teleskopu, üstünde yaşam ihtimali olabilecek birkaç gezegen tespit etmesine rağmen, en yakını 500 ışık yılı uzakta olan bu gezegenler için kesin bir cevaba ulaşabilmek adına birkaç analiz gerekmektedir. Bu analizleri yapabilmek için oraya ulaşabilecek kadar teknolojiye sahip değiliz. Belirttiğimiz sorunları çözemezsek, yeni bir Dünya ihtiyacımıza farklı bir şekilde ulaşabilir miyiz? Sizi Terraforming’le tanıştırayım…

Terraforming; kısaca Dünyalaştırma. Tam Türkçe karşılığı; bir gezegenin veya bir uydunun yeryüzü şeklini ve atmosferini Dünyaya benzetme işlemidir. Diğer bir söyleyiş tarzıyla insanların yaşayabilmesi için uygun hâle getirme sürecidir. Peki, aday gezegenler var mı? Terraforming ne kadar mümkün?

*Mars’ın terraforming evresi

Bilim insanları için Mars hep ön planda olmuştur. Dünya gibi kayalık yapısı, bir zamanlar sıvı suya ev sahipliği yapması ve yaşanabilir kuşak sınırında bulunması gibi özelliğiyle insanoğlunun ilgisini çekmiştir. Üzerinde araştırmalar yaptığımız Mars’ı, Dünya okyanuslarından bile daha iyi tanıyoruz. Marsın diğer ilgi çekici bir yanı ise en iyi terraforming adayımız olmasıdır.

Yakın tarihimizden günümüze kadar olan sürece baktığımızda insanoğlu tam bir terraforming uzmanı. Gezegenimizde sera gazlarıyla sebep olduğumuz küresel ısınma ve iklim değişikliği gezegenlerin atmosferik yapısını değiştirebileceğimizi kanıtlar niteliktedir. İstemeyerek yaptığımız bu değişimi, bilinçli olarak Mars’ta yapabilir miyiz?

Mars yüzeyinde ve yer altında donmuş halde buz (donmuş su) ve kuru buz (donmuş CO2) bulunmaktadır. Marsın yüzey sıcaklığını sera gazları veya güneş ışınlarını uzay aynalarıyla mars yüzeyine yansıtıp gezegeni ısıtabilirsek yeryüzüne sıvı suyu çıkarmış ve bu suyun karbondioksitin atmosfer basıncını arttırması sayesinde buharlaşmasına bir nebze engel olmuş oluruz. Sıcaklığı artmış olan gezegeni solunur hale getirebilmemiz için insanın nefes alabileceği oksijen sınırına getirmemiz gerek. Bunun için ilk başta algleri daha sonra bitkileri kullanabiliriz. Güzel bir plan gibi duran bu işlem de birkaç sorunumuz da bulunmaktadır.

Bilim insanlarının incelemeleri Mars’ın bir zamanlar Dünya koşuluna benzer yapıda olduğunu göstermiştir. Zamanla çölleşmiş olan gezegeni bu hâle getiren en büyük etmen manyetik alana sahip olmamasıdır. Güneş rüzgârları ile atmosferik yapısı bozulan gezegenin kalın atmosferi incelmiş ve mars yüzeyinde sıvı halde su kalmamıştır. Manyetik alanın eksikliği ve düşük kütle çekimi sebebiyle yeni oluşturduğumuz atmosfer uzun bir süreç sonunda kaybolacaktır. Gezegene manyetik alan sağlayabilmek için yörüngeye dev elektro mıknatıslar yerleştirme gibi fikirler sunulmaktadır. Bu sorunun çözümlenmemesinde bile Mars bize uzun bir süre yaşanabilirlik sağlayacaktır.

*Elen Musk’ın en büyük hayallerinden biri Mars’ı Dünyalaştırmaktır.

Mars dışında bilim insanları Venüs ve Jüpiter’in uydusu olan Europa’nın da Dünyalaştırılması üzerine fikirler sunmaktadır.

Yusuf Mert SARIMAN

Reklam
BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

GENÇ İLTER © Tüm Hakları Saklıdır. - 2021
Tüm haklarımız tarafımızca korunmaktadır. Bu siteden hiçbir yazı veya makale izinsiz kopyalanamaz çoğaltılamaz.